Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Andersson'un gecesi

Fenerbahçe için çok kritik sonuçlar doğurabilecek bir maç oynandı. Denizlispor’a da yenilmenin üzerine Kadıköy’de alınacak bir üçüncü mağlubiyet, ya da beraberlikte kaybedilecek iki puan, Fenerbahçe açısından hem telafisi güç bir durum yaratacak, hem de oldukça yeni bir kavram sayılacak istikrar konusu yeniden sorun haline gelecekti.

Üst üste kaçırılan gollerden sonra ancak amatör ligde görülebilecek bir defans hatasıyla yenilen gol ve üzerine de Serhat’ın direkten dönen topu, Fenerbahçe’yi bir ara ipe kadar getirdi ama, ilk yarıda özellikle Hakan’ın ve Andersson’un etkili oyunu, tabloyu tersine çevirmeye yetti. Kennet Andersson sakatlıktan kurtulup kendisine forma bulduğundan beri en etkili oyununu dün oynadı. Gerçi kaleciyle karşı karşıya kaçırdığı iki tane yüzde 100’lük pozisyon farkın açılmasını önledi ama, Fenerbahçe’nin üç golünde oynadığı rol gerçekten çok önemli.

Fenerbahçe, kaybettiği Trabzon, Beşiktaş ve Denizli maçlarında da dünküne benzer bir performans göstermişti ama, o maçlarda pozisyonları değerlendiremediği için kaybetmişti. Dün değişen tek şey bu pozisyonları değerlendirmek oldu.

Maçın yan hakemleri bazı ofsayt pozisyonlarını yanlış değerlendirerek taraftarın tepkisini çekti. Ancak Ali Aydın’a yapılan kötü tezahüratta hiç de haklı değildi. Fenerbahçe bundan önce kaybettiği maçları dünkü Ali Aydın gibi bir hakemle oynayabilseydi, hiç birini kaybetmezdi. Bunu da belirtmek lazım.

Ümit Özat yedek kulübesindeydi. “Yokluğunu hissettim” dersem doğru olmaz. Mirkoviç, Mustafa Doğan, Johnson daha dengeli bir defans kurgusu kurdular.