Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Aykut Kocaman'a sevinmeli miyim, üzülmeli miyim?

 Aykut Kocaman, fırsat verilirse, Fenerbahçe’nin Alex Ferguson’u olabilecek çapta bir teknik adam.

Gazetelere yansıyan haberlere göre Aykut Kocaman, önümüzdeki sezon Fenerbahçe’nin teknik direktörlüğünü yürütecek.

Bu habere sevinmek ile üzülmek arasında bir yerde durduğumu söylemeliyim.

Sevindim… Çünkü Aykut Kocaman gibi, Fenerbahçe’nin efsane futbolcularından birisini takımın başında görmek, her Fenerbahçeli’nin hoşuna gider. Fenerbahçe’den zorla koparılmasının taraftarlarda ne kadar üzüntü yarattığını da hatırlayalım.

Öte yandan Aykut Kocaman bir vizyonu olan, güçlü bir kişiliğe sahip, futbol dünyamızda çok örneğini göremediğimiz karakterde bir insan.

Fırsat verilirse, Fenerbahçe’nin Alex Ferguson’u olabilecek çapta bir teknik adam. Dünya görüşüyle, futbola bakışıyla, futbolumuzun standartlarını yükseltebilecek birisi.

Böyle bir teknik adamın bir takımın başında olmasından her taraftar mutlu olur.

Üzüldüm… Çünkü Aykut Kocaman, Fenerbahçe’ye bence teknik direktörlükten çok daha önemli bir misyon ile, sportif direktör olarak geldi.

Sadece birinci lig takımının değil, bütün futbol takımlarının onun yönetimi altında, yeni bir Fenerbahçe ekolü yaratabilecek şekilde reorganize edilmesi mümkün olabilirdi.

Futbol şubesinin profesyonel yönetime geçmesi, geçmişte yapılan yönetici hatalarının tekrarlanmasını önleyebilirdi ve böyle bir geçiş süreci güçlü bir kişiliğe sahip olan bir futbol adamı tarafından gerçekleştirilebilirdi.

Kocaman’ın teknik direktörlüğe geçişi ile bu proje artık uzun süre rafa kaldırılmış olacak. Bundan sonra uzun süre bu kulüpte sportif direktörlük ve teknik direktörlük diye iki ayrı görev olmayacak. Her gelen sportif direktör, gelecekte teknik direktör olabileceğini düşünerek çalışacak, onunla çalışan teknik direktör de bunu bilerek yaşamak durumunda olacak.

Şimdi Fenerbahçe’nin önünde iki yol var:

Aykut Kocaman, Fenerbahçe’ye daha önce gelip gitmiş bütün teknik direktörler gibi takımı yönetecek, bir-iki sezon sonra ilk başarısızlıkta yerini bir başkasına bırakacak.

Ya da zor olan yapılacak ve sadece Fenerbahçe’nin değil, bu örnekle bütün Türk futbolunun çehresi değişecek. Zor olan da şu: Aykut Kocaman, Ferguson gibi, Wenger gibi menajer teknik adamlık yapabilecek mi?

Transferlere kendisi karar verip, takımı kendisi kurup, futbol şubesinin tek patronu olabilecek mi?

Aziz Yıldırım, eğer egosunu yenerek bunu yapmayı da başarabilirse, bilin ki Fenerbahçe tarihinin de en önemli Başkanı olma sıfatını sadece yaptığı tesislerle değil, bu özelliğiyle de kazanmış olacak.