Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Denizli yine seyretti

Mustafa Denizli şapkasını önüne koyup kendisine şu soruları sormalı:

“Fenerbahçe neden ligin zor kabul edilen maçlarını kazanamıyor?”. İstanbulspor, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor maçlarında neden sıfır çekti Sarı-Lacivertli ekip”.

“Ligde şampiyonluğa oynayan bir takımın, kazanmasa bile kaybetmemesi gereken bu maçları mağlubiyetle kapatmasının sebepleri neler”?

“Antrenman yapmasa da, kadroda mutlaka kendisine yer bulacak olan 4-5 kişi mi”?

“Futbolun bir sistem oyunu olduğunu inkar eden oyun anlayışı mı?”.

“Sahaya yanlış adamlarla, yanlış dizilişlerle çıkıp, oyuncu değişikliklerini oyuna göre değil de önceden ezberlenilen şekilde yapmak mı?”.

Denizli’nin bu sorunlara vereceği cevaplar, aynı zamanda futbol anlayışını yeniden gözden geçirmesine de yol açacaktır. Ama bana sorarsanız, Denizli bunların hiçbirini yapmayacak, büyük olarak sadece adı kalmış Trabzonspor’a kaybetmeyi bile seyretmekle yetinecek.

Maçın ilk yarısı oynanırken kendime şunu söyledim: “Fenerbahçe tıpkı geçen sezon olduğu gibi mutlaka alacağı maçı bir şans golüyle kaybedecek”.

İkinci yarıda fikrim değişti. Fenerbahçe sabaha kadar oynasa bile ligin en kötü takımlarından Trabzon’u yenmeyi başaramayacak.

Fenerbahçe Yönetimi’nin de bu maçtan çıkarması gereken dersler var. Fenerbahçe’ye göre daha iyi durumda olan Galatasaray, Batista ve Murat Sözkesen gibi oyuncuları transfer ederken, Fenerbahçeliler Andersson’u seyretmek zorundalar mı?

Hakemlere gelince… Tıpkı temel fıkrasındaki gibi, kafasına göre bir imam bulunca Ramazan’ı gayet güzel geçiren Temel gibi, Haluk Ulusoy kafasına göre bulduğu hakemlerle gayet güzel bir lig idare ediyor. Bence dünkü maçın en güzel yönü Hami’nin uzun bir aradan sonra tekrar aramıza dönmesiydi. Futbolseverler bunun değerini iyi biliyorlar.