Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Kıbrıs bir ada mıdır?

 Böyle bir şarkı vardı, bilmem hatırlar mısınız: “Kıbrıs bir ada mıdır? / Cennetten parça mıdır?” Yanıtlaması çok da zor olmayan iki soru…

Evet, Kıbrıs hem bir adadır, hem de cennetten bir parçadır…
Benim aklım erdiğinden beri Kıbrıs diye bir sorunumuz var.
1963 Noel’indeki görüntüler hâlâ kafamın bir yerinde duruyor. 1974 yazının sonunda Atlılar, Muratağa ve Sandallar’daki toplu mezarlar açıldığında ortaya çıkan korkunç görüntüler de hafızamda tazeliğini koruyor…
Bunları insan hafızasının unutması mümkün değil. Unutmamalı da zaten… Bu tür hiçbir suçu unutmayacağımız gibi…
Bunlar, insanlığa karşı işlenen suçlardı ve bir gün Kıbrıs tam ortasından ikiye ayrıldıysa nedeni bu tür facialarla bir daha karşılaşılmak istenmemesiydi.

Eşitlik esas…
Bunu unutmayacağız ve tekrarlanmasına da izin vermeyeceğiz.
İzin vermememiz gereken ikinci bir konu daha var… Geçmişin kötü anılarının bizi esir almasına da izin vermeyeceğiz…
Birleşmiş Milletler’in barış planı bu açıdan çok önemli.
Öteden beri savunduğumuz, birbirine eşit iki toplumun ortak Kıbrıs’ını yaratıyor bu plan her şeyden önce.
İki toplumun eşit olduğu, sunulan barış planının neredeyse her satırına sinmiş bir gerçek. Bu açıdan bakıldığında 1974 öncesindeki Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kuran anlaşmadan çok daha ileri bir noktadayız artık.
Kıbrıs Türklerine, ortak devlette Rumlarla birlikte eşit güç sağlayan, ortaklardan birinin katılmadığı hiçbir kararın alınmadığı bir yeni anayasal düzen…

Hayal bile edemezdik
Bir gün gelip ortak Kıbrıs’ın devlet başkanının bir Türk olacağını daha önce hayal edebiliyor muyduk? Hiç kuşkusuz bunu Denktaş bile hayal edemiyordu.
Göçmenlerin bir bölümünün eski topraklarına dönmesini ya da haritada yapılacak bazı düzenlemeleri daha masaya oturmadan reddetmek, daha bir ay önce hayalini dahi kuramadığımız olanakları da reddetmek anlamına geliyor.

Ayak bağı olmasın…
Şuna hiç kuşku yok: Türk halkı, Kıbrıs’taki sorunun çözülmesini istiyor. Türk halkı, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesini istiyor. Kıbrıslı Türkler, Kıbrıslı Rumlar AB’ye girerken bunun dışında kalmak istemiyor.
Kendisi ekonomisini düzeltememiş bir Anavatan’dan yollanacak parayla ayakta kalabilecek bir KKTC’nin Kıbrıs Türküne hiçbir fayda sağlayamadığını, Ada’nın kuzeyinin güneyine göre ne kadar geri kaldığını da gördük, yaşıyoruz.
Türkiye’de ya da Kıbrıs’ta yaşayan Türklerin ortak özlemi bu… Bu sorun çözülsün, Türkiye’nin ve Kıbrıs’ın Türk kesiminin gelişmesinde ayak bağı olmaya devam etmesin…

Tartışmaya değer
Birleşmiş Milletler Planı’nı daha masaya oturmadan reddetmek bugünden kestirilmesi zor, çok daha başka problemlere de yol açabilir.
Denktaş’a düşen oturup bu planı tartışmasıdır. Onun kadar yoğun bir diplomatik tecrübeye sahip bir liderin, masa başında plandaki bazı olumsuzlukları düzeltebilecek yeteneği sergileyebileceğine inanıyorum.
Denktaş bu planı tartışmayacaksa da bu işten elini çekmelidir diye düşünüyorum.