Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Sanat üzerine 'verimli' bir tartışma!

 Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşanan “resim” tartışmasını “amatör bir resimsever” olarak hayretler içinde izliyorum.

TBMM kulisine asılan bir tablonun “siyasi kaygılarla” yerinden indirilmesi ile ilgili haberler, eminim dikkatli Milliyet okuyucularının da gözünden kaçmamıştır.
CHP’li bazı milletvekillerinin itirazı üzerine indirilen tablo, Türk resminin önemli isimlerinden biri olan Mahmut Cuda’nın “Edirne” isimli tablosudur..
Sanatla ilgili ansiklopedilerde de sözü edilen bu tablo, 1949 yılında yapılmış.
Dr. Kıymet Giray, Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi’nin Mahmut Cuda maddesinde şöyle yazıyor:
“Manzaraları, konu olarak seçtiği kentlerin mimari ve doğal değerlerini birlikte aktarmakta ve yapıldıkları yılların genel görünümlerini yansıtarak belgesel değerler de kazanmaktadırlar. Büyük ilgi kazanan Trabzon (1938) görünümlerinde simgesel öğelerin egemenliğinde, çevrenin yaşanan toplumsal olaylarıyla ilişkiler kurulmuştur. Bitlis (1942) ve Edirne (1949) görünümlerinde bu ilişkiye kentlerin anıtsal değerleri de katılmaktadır.”
Türban değil, tülbent
CHP milletvekillerinin “Resimde türbanlı kadınlar var” itirazları, resme dikkatle bakanlar için havada kalıyor.
O resimde benim gördüğüm Anadolu’nun her yerinde rastlanacak türden tülbentli, yaşmaklı kadınlardan başka bir şey değil.
Zaten resmin yapıldığı 1949 senesinde bugün “türban” diye adlandırılan başörtüsü bilinmiyordu bile..
CHP milletvekillerinin itirazı, “AKP hükümetinin bu tablo aracılığıyla iktidarın siyasi simge haline getirdiği konularda adım adım mesafe kaydetmek istemesi” fikri üzerinde yoğunlaşıyor.
Söz konusu ideolojinin bırakın bir resmi kendi siyasi hesapları için kullanmasını, evlerin duvarlarına resim asılmasına bile karşı olduğunu da unutuyor, bu itirazı yapanlar…
TBMM’nin yanıtı
Bir sanat eserine böyle bir gözle bakmakla, Goya’nın, “La Maja Desnuda”sına “çıplak kadın” diye bakmak arasında bir fark da göremiyorum.
Öte yandan resmin asılmasını savunan TBMM Başkanlığı’ndan dün yapılan açıklama da, “bilinçaltında” yine benzer bir düşünceden ilhamını alıyor.
TBMM Basın Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı, CHP’lilere şu yanıtı veriyor:
Cuda, bu resimleri CHP tarafından gönderildiği yurt gezilerinde yaptı!
Bir sanat eseri üzerine yapılabilecek ne verimli ve ne kadar anlamlı bir tartışma!
Yazının girişinde tartışmayı hayretle izlediğimi söyledim, ama bizim siyasal geleneğimizde “sanat”a böyle bakmak aslında çok yadırganacak bir durum da değil..
Belki de ülkemizde asıl hayret edilmesi gereken şey benim gibi düşünenlerin durumu..
Yakın siyasi tarihimizde Kenan Paşa’nın “Bunu ben de yaparım”ından, Melih Gökçek’in “böyle sanatın içine tükürmesinden”, devlet galerilerindeki sergilerden “nü” resimlerin kaldırılmasından ilham alan bir tartışma bu..
Genel bir sanat görgüsüne ve zevkine ulaşmamış, sanatı ve sanatçıyı dışlamış bir toplumun siyaseti de böyle oluyor işte..