Fenerbahçe dün, bir kez daha kazanmasını bildi. Maçın 45 dakikalık bölümünde oynanan oyuna bakılınca, “Bu karşılaşma sabaha kadar oynansa, beraberlikten başka bir sonuç çıkmaz” diye düşünüyorduk.
Başkalarını bilmiyorum ama benim için “tatil” işten uzaklaşmak anlamına gelmiyor. Bir kere zaten ne kadar istersem isteyeyim “uzaklaşmama” olanak yok. Cep telefonu dünyanın neresine giderseniz gidin çalabiliyor ve sizi elleriyle...
Fenerbahçe öyle bir kadroya sahip ki, “İki takım bir arada” bile diyebiliriz. Ancak Daum kime karşı olduğunu bilmediğimiz inadıyla iki takımdan bir takım yapamıyor
Giritli Mustafa’dan şöyle bir söz öğrendim: Orsa fegari zipla gemicis, zipla fegari orsa gemicis. “Ay ayaktayken gemici yatar, ay yataktaysa gemici ayaktadır” anlamına gelen bir denizci atasözü..
Uçak, doğu – batı istikametinde Girit’in kuzey kıyılarını yalayarak Iraklion Havaalanı’na doğru süzülmeye başladığında elimdeki kitabın kapağındaki fotoğrafa bir kez daha baktım.
Fenerbahçe maçı kazandı. Ama aslına bakarsanız maçın normal sonucu 0-0 beraberlik olmalıydı. Karşılaşmanın Kadıköy’de oynanıyor olmasının elbette bu sonuçta rolü var ama Samsunsporlu oyuncuların kendilerine güvenlerinin azlığı, maçı kaybetmelerinin asıl...
Körfez Depremi’nden sonra Türkiye’de birçok şeyin değişeceğine inananlar arasında ben de vardım. Artık aklımızı başımıza toplayacağımızı, kimsenin yaptığının da yanına kâr kalmayacağını düşünüyordum.
Alaattin Çakıcı, Avusturya’da yakalandığında üzerinden çıkan pasaportun eski bir görevlisine ait olması dikkatlerin bir kez daha Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) üzerine çekilmesine yol açtı.
Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya’ya, Alaattin Çakıcı hakkındaki bir temyiz incelemesinin geciktirilmesi için villa armağan edildiği yolundaki iddialara Başkan’ın verdiği yanıtlar dünkü Milliyet’in manşetinde yer aldı.