Elimdeki taba renkli cilt beziyle ciltlenmiş küçük kitabı okuyabilmeme imkân yok. Yunan alfabesiyle, Yunanca basılmış bir kitap çünkü.. İçinde okuyabildiğim bir tek kelime geçiyor: Zehra..
Birçok kişinin bu tarif hoşuna gitmeyebilir ve “bilimsel” bulunmayabilir ama bir sözlük yazacak olsam “medeniyet” kelimesinin karşılıklarından biri olarak “felaketlerden dersler çıkarmak” cümlesini kullanırdım.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Mekece’deki tren kazasının ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a “İstifa edeyim mi?” diye sormuş.. Başbakan’ın yanıtı şu: “Şimdi zamanı değil..”
Önce kamuoyunda “Neşter Operasyonu” olarak bilinen bir soruşturmanın nasıl yürütüldüğünü hatırlayalım: Eski DGM Savcısı Ömer Süha Aldan, SSK’daki yolsuzluklara ilişkin Neşter soruşturmasını yürütürken, bazı zanlıların telefonlarını takibe aldırdı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Fransa gezisi tam da beklendiği gibi geçiyor. Fransızların kapalı kapılar ardında daha olumlu davrandıkları da biliniyor ama bunu dışarıya mümkün olduğunca yansıtmamaya çalıştıkları da bir gerçek.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Fransa gezisine son anda eşiyle birlikte gitmekten vazgeçmesi, Türkiye’deki türban tartışmalarını da yeniden alevlendirecek.
Bu dizeleri Amin Maalouf’un kendi aile tarihini anlattığı “Yolların Başlangıcı” isimli romanında okudum.. Maalouf’un dedesi Butros tarafından yazılmış bir şiirden bir parça: “İki yüreğim olmalıydı, birincisi duygusuz, ikincisi her dem...
Dan Brown’ın bütün dünyada büyük satış rakamlarına ulaşan ‘Da Vinci Şifresi’ isimli romanını, İstanbul’dan, Washington’a yaptığım bir uçak yolculuğu sırasında okudum. Kendimi romana öylesine kaptırmışım ki uçuş boyunca ne yemek...