Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Mert'in nerede olduğunu biliyorum

En çok acıdığım insanlar, görevleri gereği koruma polisleri ve gazetecilerden oluşan bir ordu ile birlikte dolaşmak zorunda olanlardır.

Yıllar önce gazeteciliğe başladığım yıllarda yatıyor bu düşüncemin temelleri.

O zamanlar Ankara’da yayınlanan Yankı Dergisi’nde çalışıyordum.

Patronumuz ve yayın yönetmenimiz Mehmet Ali Kışlalı, beni Bülent Ecevit’i izlemekle görevlendirmişti.

Bir liderle birlikte Anadolu’da ilk kez bir seçim gezisine çıkıyordum.

CHP’nin ünlü seçim otobüsünün lastiği, hafızam beni yanıltmıyorsa Polatlı civarında bir yerlerde patladı.

Herkes indi. Havanın çok güzel olduğunu, güneşin insanın içini ısıttığını, ovayı boydan boya aşıp gelen serin rüzgarın yüzümde hoş bir duygu bıraktığını hatırlıyorum.

Biz gazeteciler otobüsün arkasında kendi aramızda laflıyorduk.

Derken Bülent Ecevit ve Rahşan Hanım’ın elele tutuşarak ilerideki ağaçlara doğru yürüdüklerini gördük.

Makinesini kapan koştu. Arkalarından da koruma polisleri…

Ağaçların arasında küçücük bir dere akıyordu. Berrak su, beyaz çakılların üzerinde sıçraya atlaya akıp gidiyordu.

Eşine her zaman derin bir sevgiyle bağlı olduğunu bildiğimiz Bülent Bey’in şair kişiliğini etkileyecek, gerçekten muhteşem bir manzaraydı.

Ama onların kendilerini saran romantizme kapılıp gitmelerine izin vermedik.

Koruma polisleri ile birlikte, birbirini seven iki insanı o dağ başında yalnız bırakmadık. Bırakmayı akıl edemedik.

İşte o günden beri etraflarında koruma polisleri ve gazetecilerle dolaşan kimi görsem içim acır.

Asla sevgililerinin elinden tutup yalnız kalabilecekleri bir köşelerinin olamayacağını düşünürüm.

Onların içlerindeki esas özlemin her zaman sevgilileriyle başbaşa kalabilecekleri bir yer bulmak olduğunu hissederim.

Tıpkı Baudelaire’in “Neresi olursa, neresi olursa… yeter ki dünyanın dışında olsun” dediği gibi..

Tansu Hanım’ın büyük oğlu Mert’e de işte bu nedenle çok acıyorum.

Önünde eğlenecek, yaşayacak dünya kadar zamanı olan gepegenç bir insanın etrafında polis çemberi, arkasında bir gazeteciler ordusu ile dolaşmasına üzülürüm.

Bu yüzden de kendi arkadaşlarıma Mert’i rahat bırakmalarını telkin etmiştim.

Ancak son duyduklarım Mert’e iyilik değil, kötülük yapmakta olduğumuz düşüncelerinin bende uyanmasına yol açtı.

Belli ki Başbakan olan annesi ve onun en yakın danışmanı olan babası, devletin ağır sorumlulukları yüzünden onu biraz ihmal etmişler.

Buna bir de bizim “kraldan çok kralcı kesilen yağcılar” eklenince, Mert’i uyarmak görevim diye düşündüm.

Yeni Yüzyıl gazetesi geçen gün Mert’in nerede olduğunu merak etmiş. Askerlik yaptığı birlikten aramışlar ve “evinden arayın” cevabını almışlar.

Evde bulunamayınca bu kez Başbakanlığa sorulmuş. Cevap “Birliğine sorun” olmuş.

Birlik, Deniz Kuvvetleri’ne; Deniz Kuvvetleri, Genel Kurmay’a; onlar da tekrar birliğe topu atmışlar… Mert yok ki yok..

Sanki yer yarılmış da Mert içine girmiş.

Bunun üzerine çoluk çocuk sahibi bir baba olarak ben de Mert’in akıbetini merak ettim.
Bizim çocuklara “arayın bakalım nerede” dedim.

Ve Mert’in 22 Eylül gecesi, yanında yeni sevgilisi Zeynep Aslan (Fahrettin Bey’in torunu) ile birlikte önce Pasha’ya, sonra da Talimhane’deki 2019’a gittiklerini öğrendim.

Anlatıldığına göre Mert’in yanında bir yığın koruma polisi varmış. Etrafındaki kılıksız adamlardan bir bölümünün de gerçek koruma polisi olmadıklarını öğrendim.

Bunların işi Mert’i öncelikle basından korumakmış. Yaklaşan gazetecileri “makinanızı kırarız, sizi de eşek sudan gelene kadar döveriz” diye korkutuyorlarmış.

Bu tehdit işe yarıyor ki, bizimkiler de fotoğraf çekmemişler.

Ancak bana Mert’in genellikle eşcinsellerin gittiği bir kulüpte pek de iyi arkadaşlarla takılmadığını söylediler.

Hatta, Mert’in sigaraya başladığını, normal sigaralarla yetinmeyip, çift kağıtlı sarma sigara da tüttürdüğünü yemin billah anlattılar.

Tütünü de yanındaki koruma polisleri taşıyormuş, ben anlatanların yalancısıyım.

Başbakan’ın ve eşinin durumunu çok iyi anlıyorum. Ama biraz da devlet işinden başlarını kaldırıp tam da deli çağını yaşayan Mert’e biraz ilgi göstersinler.