Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Türkiye'nin size ihtiyacı yok!

Mahkemede yargılanan Temel, şahit olarak metresi Fadime’nin ismini vermiş. Avukatların itirazı üzerine hakim “Şahit ile karı-koca hayatı yaşadığınızı söylüyorlar Doğru mu?” diye sormuş. Temel gülmüş: “Daha da iyisini, hakim bey, daha da iyisini!..”

Son hükümet krizinin ardından piyasalarda meydana gelen hareketler, Türkiye ekonomisinin başında bir hükümet olmadan da tıkır tıkır yürüme eğiliminde olduğunu gösterdi.

Bugün Posta’nın birinci sayfasında da okuduğunuz gibi hükümet krizi ekonomiye vız geldi, tırıs gitti.

Piyasalar, Türkiye’yi yönetenlere kendi kuralları içinde çok iyi bir ders vermiş oldu.

Başından beri söylenen “devlet ekonomiye elini sokmasın” tezi doğruluğunu hayatın içinde sınamış oldu.

Ve bu sınavı da geçti.

Hükümetin istifası ile hızla değer kaybedip dibe vuran borsa yeniden ayaklandı.

Birçok yabancı yatırımcının İMKB’de alım-satım yaptıkları gözlendi.

Doların yükselmesiyle birlikte yine tatlı kar hayalleri kuranların hevesleri kursaklarında kaldı.

Ekonomi, kendi yolunu bulup akan su gibi kendi mecrasında akıp gitmeye devam etti.

Ankara’daki beylerin zannettiklerinin aksine kendi başına da ayakta durabileceğini gösterdi.

Tabii, bütün bunları söylerken, ekonominin genel olarak iyiye gittiğini, insanların refah düzeylerinin arttığını, işsizliğin azalmaya başladığını da iddia etmiyorum.

Bunlar bizim ekonomimizin dünden bugüne değişmeyen yapısal hastalıkları.

Büyük ölçüde yine politikacıların devleti ekonominin tam içinde tutma heveslerinin bir sonucu.

Deniz Baykal’ın şov çıkışının ardından gelen hükümet krizi bütün bu gerçeklerin bir kez daha gözler önüne serilmesini sağladı.

Kendilerini ve yaptıkları işi çok önemli zanneden siyaset erbabının ipliği böylece pazara döküldü.

Afra tafralarından yanlarına yaklaşılamayan beylerin, hanımların balonları söndü.

Görüldü ki Türkiye bu beyler olmadan da hayatiyetini sürdürebiliyor.

Hükümet krizinin hiç olmazsa bu yönden Türkiye’ye yararı dokundu.

İmam Hatip
İmam Hatip, Liseleri’nde öğretmen başına 11 öğrenci düşerken, normal devlet liselerinde öğretmen başına 35 öğrenci düşüyor.

Bununla ilgili ayrıntılı haberi bugün Posta’nın arka sayfasında bulabilirsiniz.

İmam Hatip Liseleri’nin amacı bellidir; Eğitilmiş din adamı ihtiyacını karşılamak!

Ancak bugün geldikleri nokta bu amacın çok üzerine çıktıklarını ortaya koyuyor.

Bu okullar bugün ne yazık ki Refah Partisi gibi dini, siyasi bir araç olarak kullanan oluşumlarla, aşırı dinci totaliter rejim özlemcilerinin en büyük av sahalarını oluşturuyorlar.

Yeni kurulacak hükümetin adam gibi bir Milli Eğitim Bakanı olmasını ve normal liseler aleyhine olan bu gelişmeyi durduracak tedbirler almasını diliyorum.