Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Bir konuşursam!

 Eskiden bu tür haberlere daha çok magazin basınında rastlanırdı.
Çaptan düşen ‘vamplar’, eğlence dünyasının ünlülerini böyle tehdit ederlerdi: Bir konuşursam, yer yerinden oynar…

Gerisi okuyucunun hayal gücüne bırakılırdı. Vampın açık saçık fotoğrafına bakarak ‘ağzını açtığında’ söyleyeceği şeylerin neler olabileceği kolayca tahmin edilebilirdi.
Daha sonraları ülkemizdeki toplumsal gelişmeye paralel olarak konu adli ve siyasi içerik kazandı.
Kiralık katillerin, herhangi bir nedenle çıkar ilişkileri zedelenenlerin ağzından duyar olduk bu sözü: Bir konuşursam yer yerinden oynar…
Şantajın hedefine ulaşması açısından elbette kimsenin konuşmaması gerektiği için o ağız hiçbir zaman açılmazdı. Zaten kimse de konuşmaya niyetli değildi. Amaç bir yerlere mesaj göndermekti ve o amaca da bu sözle ulaşmak yeterli oluyordu.
Tesadüfe bakın ki dün ‘bir konuşursam’ tekerlemesini iki ayrı ağızdan daha duyduk.
Bir tanesi Susurluk kazası nedeniyle ortaya çıkan ‘kayıp silahlar’ konusuyla ilgiliydi. Bu silahları Emniyet’e bağışladığı ileri sürülen Ertaç Tinar yetkilileri NTV’den uyarıyordu: Silahların benimle ilgisi olmadığını açıklayın ve beni bu işten kurtarın. Aksi takdirde bildiğim her şeyi tek tek açıklamak zorunda kalacağım.
Tinar’ın neleri biliyor olabileceği elbette merak konusu. Ama hiç kuşku yok ki o da ağzını asla açmayacak olanlardan birisi. Bu konuşmasıyla kimlere mesaj verdiğini ve nelerin açıklanmasını istediğini de zaten kamuoyu iki yıldır tartışıyor.
Beni esas şaşırtan şey aynı sözleri Deniz Baykal’ın ağzından duymam oldu.
Baykal şöyle diyordu: Elimizde Türkiye’yi ve hükümeti sarsacak dosyalar var, bunları zamanı geldiğinde açıklarız.
Baykal hükümete dışarıdan destek veren bir muhalefet partisinin genel başkanı olduğu için söylediklerini ciddiye almak zorundayız: Yani Baykal, Türkiye’yi ve hükümeti sarsacak bazı bilgilere sahip, ama bunu açıklamak için nedense ‘uygun bir zaman bekliyor.’
Öte yandan Alaattin Çakıcı – Korkmaz Yiğit kasetinin de günler boyunca CHP’nin elinde açıklanmayı beklediğini de hatırlayalım.
Böylesine önemli dosyalara sahip olan Baykal bunları açıklamak için neyi bekliyor dersiniz?
Türkiye’yi sarsacak ‘dosyalar’, seçim öncesi hükümet pazarlıkları için mi kullanılacak?
Bir muhalefet partisi elinde böyle bilgiler olduğunda bunları saklamak ve siyasi pazarlıklarda kullanmak hakkına sahip olabilir mi?
Türkiye artık siyasi ahlak konusunu da enine boyuna tartışmak zorunda gibi geliyor bana.