Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Bir öğretmenin türban gözlemleri

 Pazartesi Dergisi’nin Ekim 1998 sayısında Ayşe Düzkan ile Handan Koç’un ‘adının açıklanmasını istemeyen bir imam hatip lisesi öğretmeni’ ile yaptıkları bir röportaj yayımlandı. Öğretmenin türban konusunda bana çok ilginç gelen tespitleri var. Hiçbir yorum yapmadan size bu röportajdan parçalar sunmak istiyorum.

“İmam hatiplerde kız ve erkek öğrenciler aynı binada olsalar bile ayrı sınıflarda, ayrı bahçelerde bulunuyorlar. Herhangi bir şekilde bir araya gelmiyorlar. Kızlar okula kapalı gelmek mecburiyetindeler. Yönetmelikte sadece Kuran dersinde kapanılacağı belirtilir, ama dokuz yıldır imam hatip lisesi öğretmenliği yapıyorum, tek bir kız öğrenciyi başı açık görmedim. Bir kız öğrenci servise bile başı açık binemez. İlkokulu henüz bitirmiş yaştaki bir kızın başını örtmesi çok kolay sağlanıyor. Aileler, özellikle İstanbul’a sonradan gelenler, kızlarını korumak istiyorlar. Namus meselesi var…”
“Okulda bir kız öğrencinin saçının bir kısmı görünse azarlandığını biliyorum. Bu hem idari bir baskı hem de hiçbir öğrenci arkadaşları tarafından dışlanmak istemiyor. Tabii en önemlisi, daha on bir yaşındayken örtünme ve benzeri kurallara uymazlarsa başlarına gelecek cehennemi cezalarla kız çocukların korkutulmaları. Bence bir tür şeriat yanlısı yapıldıkları bir süreç yaşanıyor. İmam hatip liselerinde hem dindar olup hem başı açık olunabilir diyen hiçbir idari ekip yok. Aralarında ‘baş örtüsü yetmez pardesü de giymek lazım’ diye tartışma oluyor sadece.”
“Bazı kadın öğretmenler zaman içinde kapandılar, bu bir sosyal çevreye yakınlaşma ile ilgili olabiliyor. Bazı kadınlar mesela bir niyet tutuyorlar hayatlarında önemli bir konuyla ilgili, olursa örtüneceğim diyorlar ve sonra örtünüyorlar. Bazıları da çıkarına uyduğu için örtünüyor. Bir kadını niye örtünüyorsun diye kınayan yoksa, kapanarak huzur bulabiliyor, girdiği yeni çevre de onu çok takdir ediyor, pohpohluyor. Kılık kıyafet yönetmeliğinin uygulamaya girmesi ile birlikte başını açan öğretmenler oldu. Ama bunlar kendi gruplarından baskı görüyor. Perukla gelen eleştiriliyor. Bu yüzden tekrar başını kapayanlar oldu.”
“Bizim son sınıflarımızdan pek çok talebe dışardan eğitim alınan liselere kayıt alıyor. Müdürümüzün tepkisi ilginç. ‘Bunlar cepheyi terk ediyorlar’ diyor. Bizim lisede kız öğreci sayısı erkekten daha çok… Kızlardan beklenen ne yüksek okullarda okuyup âlim olmaları ne de imam olmaları, zaten olamıyorlar. Bence onlardan beklenen kendi deyimleriyle ‘tebliğci’ olmaları.”