Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Bir yazı yazdım hayatım değişti

Hayır, Orhan Pamuk’a özenti bir cümle değil, gerçeklerden söz ediyorum.
Hatırlayacaksınız geçen hafta ‘kadın soru soran canlıdır’ başlıklı bir yazı yazmıştım.

Aradan geçen bu bir haftada o kadar çok mektup aldım ki saymama imkân yok.
Erkek okuyucular işin gırgırındalar. Zaten yazı da büyük ölçüde biraz gülelim diye kaleme alınmıştı. Ama belli ki kadınların bu ‘anlaşılma/sorularına yanıt alma’ konusunda ciğerleri o kadar yanmış ki gelen mektuplar yaptığım şakanın pek de yerine gitmediği düşüncesini bende uyandırıyor.
Aslında sadece bu tablo bile ‘erkeklerin niyetleri/kadınların istekleri’ konusunun neden hâlâ çözülememiş olduğunu ortaya koyuyor bence. Ortada bir yazı var ve bu yazıyı erkekler gülmek için, kadınlar fırsattan istifade dertlerini bir kez daha ortaya dökmek için bir fırsat olarak görmüşler.
Okuyucular bir yazarın velinimetleri olduğuna göre, bu konuda yanlış anlaşılmaya tahammül edemeyeceğim de açık. O halde kadınların neden ‘soru soran canlılar’ olduklarına ilişkin düşüncelerimi biraz açmakta yarar görüyorum.
Kadınların çok soru sordukları bir gerçek. Bu ne kadar bir gerçekse sorulan soruya verilecek yanıtın aslında çoğu kez bilindiği ama o yanıtla yetinilmek istenmediği de bir başka gerçek.
Yani kadın “Beni seviyor musun?” diye sorduğunda aslında duymak istediği şey “evet” ya da “hayır” yanıtı değil. O zaten bu soruyu sorduğu zaman, bu soruyu sormasını gerektirecek ortamda olduğu zaman yanıtın ne olduğunu da biliyor. Bu nedenle erkeğin kuru bir “evet” ya da “hayır” yanıtı onu tatmin etmiyor. Kadının soruyu sormakta tek bir amacı var: Konuşmak, derinleşmek, ilişkinin bütünü üzerinde sohbet etmek vs.
Hep aynı şeyi yazıyorsun diyeceksiniz belki ama olsun: Kadın ruhu, erkek ruhuna göre çok daha bütünsel. Kadın ruhunun bu bütünsel tutarlılığına karşılık erkek ruhu sanki bir trenin kompartımanları gibi birbirinden bağımsız parçalar halinde. Erkekte cinsel zevkle sevginin birbirinden kolayca ayrılmasını sağlayan şey de bu.. Oysa bütünsel kadın ruhu için bu ikisi birbirinden kolayca ayrılabilecek şeyler değil.
İşte derinleşme ihtiyacını doğuran şey de bu: Kadın ruhunun bütünselliği. Erkeklerin kadınları anlamakta zorlanmalarının nedeni de bu. Ve ne yapalım ki bunun üstesinden gelmek o kadar kolay değil.
Şimdi diyeceksiniz ki ‘peki sen bunun üstesinden gelebildin mi?’ Doğrusunu isterseniz çabalıyorum. Gerçi Perihan Mağden dün telefondaki konuşmamız arasında ne yazmakta olduğumu öğrendikten sonra bana “Böyle bir erkek tipi (kadınları anlamaya çalışan erkek tipinden söz ediyor) yok ve siz böyle bir erkek varmış gibi yaparak tüm kadınların mutsuzluğuna neden oluyorsunuz” diye sitem etti ama olsun. Bana inanan ve ‘beni seven okuyucu’lar olduğunu artık çok iyi biliyorum ve onlar için bu görüşlerimi yazmaya devam edeceğim. Eğer gündemde önemli gelişmelerle karşılaşmazsak bu koca yazı böylece geçirebiliriz, haberiniz olsun.