Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Demokrasi hepimize lazım

Büyük bir olasılıkla bu yıl bitmeden bir eski başbakanı daha hapishaneye yollayacağız. Ne kadar iftihar edilecek bir tablo…

Adnan Menderes’i astık, Bülent Ecevit’i, Alparslan Türkeş’i hapse attık, Süleyman Demirel’i ‘mecburi ikamete raptettik’, şimdi de Necmettin Erbakan’ı ikinci kez demir parmaklıkların arkasına yollamaya hazırlanıyoruz.
77 yıllık cumhuriyetimizde sadece düşündüklerini açıklamak gafletinde bulundukları için hapse atılan gazetecileri, yazarları, aydınları burada tek tek saymaya kalksam bu köşe değil, bu gazetenin tüm sayfaları bile yetmeyecek.
Her Türk vatandaşının bu tabloya bakıp yüzünün kızarması lazım: Demokrasiye sahip çıkmadığımız için, fikirlerini açıklayan insanların bu nedenle ceza görmelerine ses çıkarmadığımız için, bizim adımıza yasama yetkisi kullanan TBMM’yi demokratik hakların genişletilmesine zorlamadığımız için…
Necmettin Erbakan’a ‘yasama dokunulmazlığına’ sahip olduğu bir dönemde açıkladığı fikirleri için verilen bir yıllık hapis cezası dün Yargıtay’da onaylandı.
Bu karar nedeniyle kimi suçlamalıyız? Ellerindeki kanunları düşünceyi açıklama özgürlüğünün kısıtlanması yönünde kullanan savcıları mı? Kendilerini yürürlükteki mevzuatla kısıtlı sayan ve ‘yargıcın takdir hakkını’ özgürlüklerin geliştirilmesi için kullanmayan hâkimleri mi? Ellerindeki yasama gücünü iktidardayken özgürlüklerin karşısında kullanmakta sakınca görmeyen iktidarları mı? Demokrasiyi sadece muhalefetteyken hatırlayan partileri mi?
Necmettin Erbakan’ın başbakan olduğu 1996’nın altı aylık döneminde düşünce suçlarından 31 kişi hapiste yatıyordu. Cezaevlerinde yargılamanın sonucunu bekleyen 91 gazeteci ve yazar vardı. 51 parti yöneticisi tutuklanmıştı.
Erbakan’ın hükümette olduğu 1997’nin ilk altı ayında Erbakan’ı bugün mahkûm ettiren ceza maddesine dayanılarak 617 kişi yargılandı. Bunların 550’si mahkûm oldu.
Refahyol döneminde hapiste düşünceleri nedeniyle yatan bazı aydınları hatırlayalım: İsmail Beşikçi, Işık Yurtçu, İbrahim Aksoy, Bilgesu Erenus, Ayşenur Zarakolu, Eşber Yağmurdereli… Aynı dönemde yargılanıp ceza alanlar arasında Oral Çalışlar, Yaşar Kemal, Yalçın Küçük, Ahmet Altan, Fikret Başkaya, Haluk Gerger, Doğu Perinçek, Berin Nadi gibi isimler de vardı. Yukarıda da belirttiğim gibi sadece Refahyol döneminde düşünceleri nedeniyle yasal kovuşturmaya uğrayan, tutuklanan, mahkûm olanların tümünün isimlerini bu sayfaya sığdırmak mümkün değil.
Demokrasi isteyen ‘bir dakika karanlık’ eylemcilerini “gulu gulu dansı yapıyorlar” diye aşağılayan da dün mahkumiyeti kesinleşen Necmettin Erbakan’dan başkası değildi. Olup bitenlerden halkın haberdar olmasını engellemek için kazanılmış bütün özgürlükleri rafa kaldırmayı hedefleyen Basın Yasa Tasarısı’nın sahibi de aynı kişinin başbakan olduğu hükümetti. Basını susturmak için, RTÜK’ten tutun da Promosyon Yasası’na kadar akla gelmeyecek birçok yolu deneyen de aynı hükümet ve aynı başbakandı.
Şimdi demokrasiye ve düşünceyi açıklama özgürlüğüne sadece bizlerin değil, kendilerinin de ne kadar ihtiyaçlarının olduğunu görüp, gereken dersi çıkarmışlar mıdır acaba?