Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Evdeki bir kuş, daldaki iki kuş

WASHINGTON – 18 yıldır evli bir erkek olarak geniş bir ‘evlilik için tehlikeli maddeler’ listesi yapabilirim. Ama doğrusunu isterseniz bugüne kadar bu listeye ‘eğitim’i de eklemek hiç aklıma gelmemişti.

Pennsylvania Üniversitesi’nden Satoshi Kanazawa ile Cornell Üniversitesi’nden Mary Still’in sosyal bilimlere son katkısı, eğitimin evlilik için tehlikeli bir durum olduğunu ortaya koyuyor.
Bundan on yıl önce psikolog Douglas Kernick bir deneysel çalışma başlatmış. Evli ya da bir kadınla düzenli ve ciddi bir ilişkisi olan iki grup erkekten birinci gruba genç, güzel, canlı ve sağlıklı görünümlü, çekici kadınların fotoğraflarını göstermiş.
İkinci gruba verdiği fotoğraflar bunun tam tersiymiş. Yani güzel sayılmayacak, yaşlı, tombul hatta şişman, cinsel çekiciliği olmayan kadınların fotoğrafları… İkinci gruptaki erkeklerin hiçbiri baktıkları resimden cinsel açıdan etkilenmemişler. (Bunu söyleyebilmek için deney yapmaya ne gerek var dediğinizi duyar gibiyim, bilime biraz daha saygılı olmanızı isteyeceğim.)
Her gün düzenli olarak genç ve güzel kadınların seksi fotoğraflarına bakan erkekler bir süre sonra eşlerini ya da kız arkadaşlarını son derece düz ve sıkıcı bulmaya başlamışlar.
Kanazawa’yı düşünmeye ve kendi teorisini oluşturmaya iten işte bu araştırma olmuş. Kendine şunu sormuş: Hayatı boyunca genç, güzel ve çekici kadınlarla bir arada olmak erkekler üzerinde nasıl bir etki uyandırır? Sonra düşünmeye devam etmiş: Hangi erkekler hayatları boyunca genç, güzel ve çekici kadınlarla bir arada olabilirler? Elbette öğretmenler! (Araştırma, ABD’de de yapılıyor, tekrar hatırlatırım. American Beauty, filmindeki sarışın güzelin bir lise öğrencisi olduğunu da…)
Kanazawa ve Still, Chicago Üniversitesi’nin 1972’den beri yaptığı ve Amerikan toplumundaki trendleri en iyi ölçtüğü kabul edilen bir araştırmanın sonuçlarına başvurmuşlar. Bu araştırmaya katılan toplam 32 bin 845 denekten 646’sının erkek ya da kadın lise ve kolej öğretmeni olduklarını saptayıp, onlar üzerinde yoğunlaşmışlar.
646 öğretmenden erkek olanların evlilik ve kadınlarla düzenli ilişki açısından Amerikan erkeklerinin genelinden belirgin bir biçimde ayrıldıkları ortaya çıkmış.
Erkek öğretmenlerin çoğu boşanmış ya da hiç evlenmemiş kişilerden oluşuyorlarmış. Araştırma ırk, gelir, yaş, eğitim ve öteki demografik faktörler açısından tekrarlanmış, sonuç yine aynı: Erkek öğretmenler, benzeri durumdaki Amerikan erkeklerine göre daha az evleniyorlar, daha çok boşanıyorlar! Araştırma kadın öğretmenler açısından bu saptamanın doğru olmadığını ortaya koymuş.
Bu sonuçlardan yola çıkan Kanazawa ve Still’in iddialarına göre, erkek öğretmenler okullarında ve sınıflarında karşılaştıkları genç, güzel ve cıvıl cıvıl kızlarla, karılarını ya da kız arkadaşlarını karşılaştırıyorlar ve bir süre sonra onların ne kadar sıkıcı, dışardaki dünyanın ise ne kadar eğlenceli ve vaatkâr olduğunu görüp boşanıyorlar ya da hiç evlenmiyorlar.
Araştırma elbette sadece öğretmenleri ilgilendirmiyor, meslekleri gereği genç ve güzel kadınlarla çok fazla bir arada olan erkekler de aynı tehlikeli durum ile karşı karşıyalar: Fotoğrafçılar, sinema-TV endüstrisinin erkek çalışanları, barmenler, müzisyenler, modacılar, gazetelerin arka sayfa güzellerini seçmekle görevli yazıişleri müdürleri…
Yazıyı bitirmeye çok uygun o kadar fazla atasözü biliyorum ki… Ama takdir edersiniz ki bunları yazmam pek de ‘politically correct’ olmayacak…