Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Holigan kavgası mı?

Önceki gece yarısından sonra İstanbul’da iki İngiliz’in ölümü ile sonuçlanan olaylar en hafif deyişle Türkiye için iyi olmadı.

Bıçaklanarak öldürülen iki kişinin İngiliz polisinin holiganlar için oluşturduğu kara listede yer alması bu gerçeği değiştirmiyor.
Sarhoş holiganların kendini bilmez tavırlarındaki aşırılıklar, olay yerinden geçmekte olan kadınlara karşı fiili tecavüze dönüşen tacizleri ve Türk bayrağına karşı yaptıkları çirkin hareketler de hafifletici sebep sayılmamalı.
Polis bütün bunların olabileceğini öngörüp gerekli tedbirleri almalı ve ölümle sonuçlanan bu olaylara meydan vermemeliydi.
Hatalar zinciri maça giriş biletleri bile olmayan bu kişilerin Türkiye sınırından içeriye sokulmasıyla başlıyor. Yurtdışındaki maçlara giden taraftarlar o ülkelerin sınırlarında nasıl bir kontrolden geçtiklerini iyi biliyorlar. Sadece pasaport ve vize kontrolü yetmiyor. Ülkeye giriş için pasaport memurlarına maç biletini de ibraz etmek gerekiyor. Bu en temel önlemi bile almamış olmamızın izah edilebilir bir yönü yok.
Öte yandan İngiliz polisinin gittikleri her yerde ve maçlarda olay çıkaranlar için bir ‘kara liste’ yaptığı da biliniyor. Demek ki ya bu listenin istenmesine gerek görülmemiş, ya da liste gelmiş ama gerekli ciddiyetle incelenmemiş.
Bir de madalyonun öteki yüzü var. O da şiddete giderek daha çok eğilimli bir toplum haline geldiğimizdir.
Üzerinde önemle durmamız gereken konu budur.
Bu basit bir taraftar kavgası değildir. Futbol sahalarında görmeye alıştığımız şiddet olaylarının bir devamı da değildir.
Televizyon görüntülerinde de açıkça görünüyor ki şiddet bir toplumsal histeri haline dönüşmüş. Polis, elindeki insanları bile çevreden gelen kalabalıklara karşı korumayı başaramamış.
O sırada sokaktan geçmekte olan bizim gibi insanları, hiç tanımadıkları bir başka grup insanın üzerine saldırmaya sevk eden dürtü neydi?
Bu şiddet histerisini körükleyen toplumsal sebepleri bulmak ve düzeltmek zorundayız.