Dün yazımı “Bu TBMM’de cumhurbaşkanlığına layık bir tek adam bile yok mu?” sorusuyla bitirmiştim. Bugün sorunun yanıtını da vereyim: Meclis’te Türkiye’ye cumhurbaşkanı olmaya layık çok ‘adam gibi adam’ var.
Gazetenin bir tam sayfasını kaplayan ilanın başlığında “Eninde sonunda bütün politik liderler Washington’u terk ederler” yazılıydı. Başlığın hemen altında büyükçe bir fotoğraf yer alıyordu.
Başbakan Bülent Ecevit dün milletvekillerinin üç günlük süre için üç aylık maaş almaları karşısında çaresiz olduğunu söyledi. Daha önce aynı sözleri Meclis Başkanı’nın ağzından da duymuştuk.
Abdullah Gül ve arkadaşlarının Fazilet Partisi’nde bir yönetim değişikliği için başlattığı ‘mahçup’ girişim, sadece bu partinin yandaşlarını değil bütün Türkiye’yi ilgilendiriyor. İlk bakışta bu siyasi harekete karşı olanların, değişim isteklerine...
Fazilet Partisi’nde yaşanan gelişmeler ve yanı sıra sürmekte olan kapatma davasının Türk demokrasisinin geleceği açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Ele geçirildiği andan itibaren soruşturmayı yöneten savcının elinde bulunması gereken ‘delil’ niteliğindeki Hizbullah kasetlerinin elden ele gezmesindeki gariplik Radikal’den başka kimseyi rahatsız etmişe benzemiyor.
ATİNA – Daha önce de yazmıştım, dünya yüzünde 100’e yakın kent gördüm. ‘Gazetecinin mesaisi 24 saattir’ prensibine uygun olarak gittiğim kentlerde çok az uyudum.
ATİNA- Dün söylediğim gibi yazımı gazeteye geçtiğimde Atina’da hava kararmıştı. Ve size verdiğim sözü tutmak ve Atina gece hayatına dalmak için hemen dışarı çıktım.
Atina – Oteldeki odamın balkonundan Akropolis’i seyrediyorum… Atina’nın hiç bir zaman açılmayacakmış gibi görünen trafiğinin gürültüsü büyük bir uğultu halinde 11. kata kadar çıkıyor.