Marlon Brando, yaşamını anlattığı kitabında (Annemin Öğrettiği Şarkılar, Çeviren: Gürol Koca, Remzi Kitabevi) Henry Koster’in yönettiği ‘Desiree’ isimli filminden de söz ediyor.
İzmir’den yazan okuyucumuz Bahadır Seymen dün yolladığı bir elektronik postada Çamlıhemşin’de yapılacak elektrik santralının Türkiye Cumhuriyeti’ne çöreklenmiş ‘ticaret-siyaset-devlet’ üçgeninin bir sonucu olduğunu yazıyordu.
Bugün Radikal’in birinci sayfasını kaplayan fotoğraf, on beş gün sonra başlayacak olan yeni eğitim döneminin hangi sorunlara gebe olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Devlet büyüklerimizin bütün ülkeyi ve kaynaklarını kendi malları gibi görmeleri bizde tarihimizden kaynaklanan bir gelenek. Bu ülke 600 küsur yıl bu anlayışla yönetildi. Padişahlar bütün ülkenin kayıtsız şartsız tek sahibiydiler....
Babamın bilinçli bir tercihi miydi, yoksa okullar açılmadan önce dedemlerin ve akrabalarımızın yanına son bir kez gitme alışkanlığının bir gereği miydi, bilemiyorum. Ağustosun son günlerinden itibaren Salihli’ye giderdik.
Radikal’de Ülkü Tamer’in Türkçesiyle her gün zevkle izlediğim Dilbert (haftalık bantları da cumartesi ekimizde yayımlanıyor) Scott Adams’ın modern iş yaşamındaki insan ilişkilerini acımasızca eleştiren bir kahraman.
Dün Fenerbahçe’yi Göteborg karşısında seyrederken bir an geçmişe gittim. Tıpkı Parreira döneminde olduğu gibi Fenerbahçe orta sahada top çevirip durdu. Oyunun büyük bölümünde top Fenerbahçeli oyuncularda kaldı.