Erken kaçan şampiyonlukların da kendine göre bir avantajı var. Böylece bir sonraki sezon için daha çok hazırlık yapmaya, takımın eksikliklerini daha iyi tespit etmeye, daha iyi bir teknik direktör bulmaya...
Türk Futbolu’nun başına çöreklenmiş bir çetenin, Fenerbahçe’ye karşı giriştiği tezgahların herkesin gözünün önünde cereyan ettiği bir sezonu daha geride bırakıyoruz.
Fenerbahçe’nin Bursaspor maçını izlerken bir haftadır yazdığım şeyler birbir aklımdan geçti. Bursa’da ortaya konan oyun bütün bir sezonun özetiydi sanki.
Fenerbahçe’nin şampiyonluğu kaçırması aslında bugünün işi değil. Yıllardır yapılan hatalı transferlerle dengesi bozulan kadronun bir türlü eksikliklerinin tamamlanmaması bu sezonki hüsrana yol açtı.
Milyonların dilinden düşmeyen Fenerbahçe marşının bir yerinde şöyle deniliyor. “Hiçbir kulüpte olmayan bu dostluk / Yıllardır hep şampiyon olduk!” Fenerbahçe’nin içini bilenler için biraz ‘fantezi’ sayılabilir bu “dostluk” meselesi ama...
Fenerbahçe’nin Gaziantep deplasmanına gittiği hafta Orta Asya’da bir gezideydim. O bölgede haberleşme imkanları kısıtlı olduğu için döner dönmez eski gazeteleri bulup maçın yorumlarını okudum.
Fenerbahçe matematiksel olarak Şampiyonlar Ligi’ne katılma şansını sürdürüyor. Fikstüre ve Beşiktaş’ın oyununa bakılırsa bu hiç de küçük bir ihtimal değil. Ancak bunun bir tek yolu var.