Bugün sayım var. Bundan önceki son sayımda Hürriyet Gazetesi’nde çalışıyordum ve o zamanki yöneticilerin verdikleri söze inanarak gazetede şöyle bir haber çıkmıştı: Bugün son kez eve hapsoluyoruz!
Neşe Düzel, Devlet Bakanı Işılay Saygın ile bir röportaj yapmış. Işılay Saygın biliyorsunuz “kadın ve aileden sorumlu” devlet bakanlığı görevini yürütüyor.
İspanya’da bu ay başında yayımlanan bir televizyon programı, Avrupa’nın göbeğinde bile “aile içi şiddet” sorununun daha hâlâ çözülememiş olduğunu gözler önüne serdi.
Bir süre ‘önce İran’da meydana gelen ve Batı basınına yeni yansıyan bir olay, binlerce yıllık şeriat yasalarının günümüz toplumlarında uygulanmaya çalışılmasının nelere mal olabileceğini bir kez daha gösterdi.
Biliyorsunuz geçenlerde İstanbul’da neredeyse yüz milyon dolara mal olacak bir stadın temeli atıldı. Stadın gazetelerde yayınlanan maketi ve planları kimse tarafından beğenilmedi.
Avrupa Birliği’nin genişleme süreci dışında kalışımızla ilgili olarak bu sütun da dahil olmak üzere belki yüzlerce yorum yazıldı. İnsan haklarından tutun da, Kohl’ün “post – Nazi’ görüşlerine kadar birçok gerekçe...
WASHINGTON D.C. – Clinton, Mesut Yılmaz’ı Beyaz Saray’dan uğurlarken artık herkesin filmlerden tanıdığı “Oval Ofis”teki dev küreyi eliyle çevirerek şunları söylüyor: Her gün sabah bu küreye bakıyorum ve Türkiye’nin ne...
WASHINGTON D.C.- Telefon acı acı çaldığında geceyarısını çoktan geçmişti. (Telefon zilleri bildiğiniz gibi beş duyumuzdan işitmeye hitap ediyor, bir tat ifade etmiyor, acı dediysem sadece lafın gelişi elbette!)
New YORK-Eğer ileride Ecevit’in söylediği gibi yeni bir dünya kurulacak ve biz Türkler de bu dünyada nerede duracağımıza kendimiz karar verebileceksek, ben şahsım adına konuşuyorum ki birinci tercihim l\lew York’tur.
Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi dışlayan ve Kıbrıs Cumhuriyeti adıyla tanıdığı Rum yönetimi ile ortaklık sürecini başlatan kararının ardından ortaya koyduğumuz tepkilerden bir tanesi de Kıbrıs’ta yine “çözümsüzlüğü” gündeme getirmek oldu.