Bir aylık aradan sonra dün Fenerbahçe hem Kadıköy’e hem de kendine geldi. Samsun, Karabük ve Mecidiyeköy deplasmanlarının ardından Fenerbahçe’de değişen çok şey olmuştu.
Fenerbahçe dün Karabük’te beraberlikten başka bir şey düşünmeyen bir rakiple karşılaştı. Küme düşmemek için planlar yapan Karabük’ün bu oyun anlayışıyla ligde tutunması gerçekten çok zor.
Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’nden elenmesinin ardından her kafadan bir ses çıkıyor. Kimisi için bu işin baş suçlusu Fatih Terim.. Kimi son maçta kart cezaları nedeniyle oynayamayan Hakan’ları suçluyor.
Dün FANATİK’te yayımlanan istatistikler Fenerbahçe’nin 90 yıllık geçmişinde en çok korkması gereken deplasmanın İzmit deplasmanı olduğunu ortaya koyuyordu.
Yabancı kontenjanını boşaltıp, Dimas’ı alabilmek için Högh yerine Sergio’yu satmayı akıl eden futbol dehasını (!) kutlamak için söz bulamıyorum. İki sezondur sarsak futboluyla Fenerbahçe’ye sayısız puan ve maç kaybettiren Högh,...
Fenerbahçe bu sezon en rahat deplasman maçını dün Antalya’da oynadı. Sarı-Lacivertliler, maç boyu susmayan taraftarlarının önünde, sinema seyreder gibi karşılaşmayı izleyen bir seyirci ve yürüyerek top oynamaya çalışan bir Antalyaspor...
Milli maçlar için lige verilen araların Fenerbahçe’nin lig konsantrasyonunu bozduğu hep bilinen bir olgu. Buna bir de takımın üç önemli oyuncusu Moldovan, Metin ve Murat Yakın’ın sakatlıkları eklenince Ankara’ya sürgün...