İlk ve orta eğitim dönemindeki tarih derslerini hatırlıyorum: İmparatorluğun dağılışı ile sonuçlanan 1. Dünya Savaşı’nda, Osmanlı’nın aslında kaybetmediği halde, sırf müttefikleri yenildiği için yenik sayıldığı öğretilmişti bizlere.
Siyasette başarısız mı oldunuz, hırsızlık yaparken mi yakalandınız, çevirdiğiniz dolaplar gazetelerde yayınlanmaya mı başladı? Çözüm çok kolay: Türk medyasını suçlamak. Bu eğilimin yayılmasında mesleki kıskançlık ve başarısızlıklarını, medyaya yönelik...
Fenerbahçe, sahada 11 kişiye karşı üç oyuncuyla mücadele etmenin faturasını ödedi. Rüştü, Abdullah ve Lazetiç dışında hiçbir oyuncunun üzerine düşen görevi yapmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Nefeslerimizi tuttuk ‘büyük savaş’ın başlamasını bekliyoruz. Televizyon kameraları, muhabirler, fotoğrafçılar şimdiden ‘muhtemel savaş alanı’ Afganistan’a yakın bölgelerde mevzilenmiş durumda.
Geçen sezon ligin 5’inci haftasında seyrettiğim Fenerbahçe, yeni toplanmış, hocası değişmiş bir takım olmasına rağmen dün sahaya çıkan takımdan daha iyi oynuyordu. Hırsı vardı, bir şeyler yapmak isteyen oyuncuları vardı.
New York’taki terör eyleminin nasıl büyük bir trajedi olduğu, aradan zaman geçip, kaybedilen insanların küçük öyküleri ortaya çıktıkça daha iyi anlaşılacak. Şu kadar kişi öldü, bu kadar kişi yaralandı şeklinde...
Dünya Ticaret Merkezi’nin ikiz kulelerinde 600 civarında Türk de çalışıyordu. Yarıya yakınından henüz haber alınabilmiş değil. Onların sağlık içinde yakınlarına kavuşmaları için dua edelim.