Geçen gün gazetedeki arkadaşlarla birlikte bir öğlen yemeğinde Florya’daki kebapçılardan birine gittik. Gazetecilerin bir arada bulundukları masalardaki sohbet ister istemez yine meslekle ilgili oluyor.
Sansürcüleri sevmem. Birisinin çok bilmiş bir edayla ortaya çıkıp bana “Şunları okuyabilirsin. Bunları okumamalısın. Yoksa ahlakın bozulur” demesinden hoşlanmam.
Yaz sıcağında siyaset haberi okumak dünyanın her yerinde sıkıcı bir şeydir. Hele oyuncuların yıllardır hiç değişmeyen replikleri söylediği Türkiye gibi ülkeler için..
Müziği severim. Gerçi Buena Vista Social Club konserinde bir merdiven basamağı bulmak uğruna kendimi paralamadım ama ben de kendi çapımda bir müzik dinleyicisiyim işte.
Necmettin Erbakan’ı yaptığı bir konuşma nedeniyle hapse gönderecek yasal çerçeve, verilen demeçlere bakılırsa TBMM’deki herkesi ‘rahatsız’ ediyor. DSP, ANAP, FP ve DYP değişik gerekçelerle de olsa Türk Ceza Kanunu’nun 312....
Dünkü gazeteleri dikkatle okudum. Kısa bir süre önce tanımış olmama rağmen arkadaşlığından çok hoşlandığım bir insanın, salt sanatçı kişiliğiyle nasıl olup da bu kadar çok sevilebileceğini anlamaya çalıştım.