Dünya Bankası’nın Türkiye’ye mali sektördeki yapısal düzenlemeleri gerçekleştirmesi için vereceğini açıkladığı 750 milyon dolarlık destek kredisinin tehlikeye düştüğü bildiriliyor.
B u aşk meşk işlerine aklımın ermeye başladığı yıllarda âşık olmak, aşk mektubu yazmak demekti. åşık olduğunuz kıza gece etüt saatinde bir mektup yazar, sabahleyin de o mektubu adresine ulaştırmaya...
Zaman zaman yerli-yabancı gazetelerde çıkan ilginç haberleri kesip masamın üzerindeki kâğıt yığınlarının içine bırakıyorum. Belki ileride bu konuda bir şeyler yazarım diye düşünüyorum, yoksa bunu yapmamın nedeni elbette bir tür...
Devlet Bahçeli’nin MHP’yi daha geniş bir tabana yaymak, bu amaçla da partinin 12 Eylül öncesinden gelen imajını düzeltmek için çok çaba harcadığı biliniyor.
Hafızamı zorluyorum ama 25 yıllık gazetecilik hayatımda daha önce böyle bir şeye tanık olduğumu hatırlayamıyorum. Benden daha eski gazetecilerle de konuştum, onlar da hatırlamıyorlar.
Ona Atina’nın orta halli insanlarının yaşadığı bir semtinde rastladım. Girit yemekleri yapan ‘Halali’ (Bizdeki ‘helal’ ile aynı anlamda) isimli bir lokantanın ‘timokatalogos’unun (mönü) üstüne basılmış soluk bir resimdi.
Paulo Coelho’nun Simyacı’sında bir Arap tüccar sadece iki kere gördüğü bir rüyanın peşine takılıp bilmediği bir ülkeye gelen İspanyol çobana şöyle diyordu: “Düşümü gerçekleştirmekten korkuyorum, çünkü o zaman yaşamak için...
Maç oynanıp bittiğine ve herkesin heyecanı yatıştığına göre artık kafamızı “Türk’ün, Türk’ten başka dostu yok” kumundan çıkarıp etrafımızdaki gerçeklere bakmanın da zamanının geldiğini düşünüyorum.