Onsekiz yaş ve üstünde olup da ilk kez bu seçimde oy kullanacak gençlerin isimlerini seçmen kütüklerine yazdırmaları için bugün dahil iki günleri kaldı.
Yazının başlığını Can Yücel’in bir kitabında okuduğumu hatırlıyorum. 1995 kışı başındaki Türkiye’nin durumunu bundan daha güzel açıklayabilecek başka bir söz bulunabilir mi, bilmiyorum.
Geçen günkü yazımda “hayatı sorgulamak” deyimine sinir olduğumu belirtmiştim. Bu söze neden kızdığımı da bir fırsatını bulursam yazacağımı söylemiştim.
Kamuoyunun nabzını çok iyi tutan bir arkadaşımız var. Yaptığı işin bir gereği olarak, bilgisayarında tüm Türkiye’deki “davranış önderi” diyebileceğimiz kişilerin adresleri ve telefonları kayıtlı.
Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin birinci sınıfında ilk girdiğim ders siyaset bilimi dersiydi. Profesör Bülent Daver, o yılların efsane siyaset bilimcisi Fransız Maurice Duverger’yi pek severdi.